31 Mart 2016 Perşembe

Kime Dokunduğuna Dikkat Et-Karanlık Elementler Serisi/Jennifer L. Armentrout


   Merhaba arkadaşlar,daha önce Kimi Öptüğüne Dikkat Et'in yorumunu yapmış,devam kitabının yorumunu da vereceğimi söylemiştim.Bu kadar geç heldiği için üzgünüm.
    Kime Dokunduğuna Dikkat Et serinin ikinci kitabı.Bu kitapta işler biraz ters köşe gidiyor itiraf etmek gerekirse.Ancak baştan uyarıyorum,eğer ilk kitabı okumadıysanız yorumu daha sonra okumalısınız,çünkü içinde bir parça spoiler olacak :D
   Pekala,hadi başlayalım.Kitabı alırken -ki sevgili Dex uzuuuuuunca bir süre yayınlamaya tenezzül etmediği için orjinal versiyonunu almak durumunda kalmıştım- aklımda Layla ile yeniden buluşan Roth'un öpüşüp koklaşma haylleri vardı,ama işler hiç de belkediğim gibi gitmedi diyebilirim.Şaşırtıcı bir biçimde çukurlardan dönmeyi başarabilmiş Roth geldiğinde kendisiyle beraber yeni bir görev getiriyor ve Muhafızlara yeni görevin uyarısını taşıyor.Bununla beraber Layla'ya inanılmaz soğuk ve hatta biraz da kaba davranıyor.
    Bütün bu drama devam ededursun,civardaki bütün paranormaller -cadılar,Muhafızlar,İblisler vs.- lilinin uyanmış olabileceği yönünde uyarılar alıyor.Bunun çözümü içinse Muhafızlar ve bizim tatlı Veliaht Prens'imiz beraber çalışmak zorunda.Evet,biliyorum çok iyi anlaşacak bir gruplar :D
   Layla'nın daha önce sahip olmadığı eni güçleri ortaya çıkıyor,güçlerinin bu tekinsiz oynayışlarıysa onu bir numaralı şüpheli yapıyor etrafta olan biten kargaşada.Yıllarca aile olark bildiği insanlar artık ondan açık bir şekilde şüphe etmeye başlayıp,okulda da işler iyice zıvanadan çıkınca Layla yıllardır sığındığı aynı limana sığınıyor yine: Zayne
   Roth'un da onu nasıl kenara ittiğini düşünürsek,işlerin nereye kaydığını anlamak için çok da bir hayal gücüne gerek yok herhalde.Evet bu kitapta Zayne'le cidden bayağı yakınlaşıyorlar.
   Araya bir de şu meşhur tarikat da işin içine girince işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor diyebilirim.
   Kitap gerçekten heyacanla ilerleyen ve bazı yerlerde gerçekten tahmin edilemez olmayı başarmış bir kitap arkadaşlar.Biliyorum benim görüşüm bayağı taraflı ama yine de söylemeden edemeyeceğim,bu seriyi mutlaka okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum :D
  Keyifli okumalar... 

30 Mart 2016 Çarşamba

Debt Inheritance-Pepper Winters


   Merhaba arkadaşlar,kabul ediyorum çoooooook uzun zamandır yoktum evet.Bunun için üzgünüm.Ama size bu uzun boşluk vaktinde fazlaca -her ne kadar istediğim kadar olmas da- kitap bitirdiğimi söyleyebilirim.Pekala,bu defaki tanıtımımıza başlayalım o halde...
   Gördüğünüz kitabın ülkemizde çevirisi yok malesef arkadaşlar,ben de kendisini tamamen şans eseri bulmuş durumdayım.Pepper Winters da daha önce okuma şansına erişmediğim yazarlardan,bu okuduğum ilk kitabı oluyor ve itiraf etmem gerek ağzımı resmen açık bıraktı.Cidden sağlam bir hayal gücü varmış ablamızın :D
   Kitabın konusu bir hayli ilginç ve doğruyu söylemek gerekirse bazı yerlerde düpedüz iğrenç.Kalemi müthiş,anlatışı da öyle ama konusu ve özellikle de ilk kitabı tüylerimi diken diken etti.Rahatsızlık verici bazı yönlerden yani ama siz yine de bu söylediklerime bakıp kitabın üstünü çizmeyin,kesinlikle okunası...
   Pekala çok konuştum,artık kitaba geçsek iyi olacak galiba.Konumuzu şöyle özetleyelim : 1600'LÜ yıllarda yaşamış,biri zengin biri sefalet içinde sürünen iki ailemiz var,zengin olanların soyadı Weaver.Öteki aile de Hawk'lar oluyor.Hawk ailesi çalışmak için Weaver ailesinin maiyetinde işe giriyor ve bahsi geçen aile bunlara resmen kan kusturup işkencenin her türlüsünü yaşatıyor,ister fiziksel ister psikolojik. Aile çok zengin olduğu için Hawklar şikayet etse de pek bir işe yaramıyor tabi.Ancak gün oluyor devran dönüyor Hawk ialesinin annesi olan kadın bir şekilde zamanın polisini ikna edip bir anlaşma koparmayı başarıyor,her ne kadaer hala finansal durum aynı olsa da kadın dişini tırnağına takıp torununu ölmeden hemen önc zengin etmeyi ve bu sayede artık anlaşmada hak talep edebilir hale getirmeyi de başarıyor.
   Esas olay da bundan sonra başlıyor zaten;anlaşmaya göre Hawk ailesinin ilk doğan oğlu Weaver ailesinin ilk doğan kızı üzerinde tam kapsamlı bir hak hak sahibi,öldürmeye bile izinli.
Bu şekilde başlayan olay altı kuşak boyunca devam ediyor ve yedinci kuşak da bizim esas kızımız ile esas oğlanımız oluyor arkadaşlar.
   Kızımızın adı Nila,kendisi çok başarılı ve adını dünyaya yaymaya başlamış bir moda tasarımcısı.Bad boyun adı da Jethro (bu arada bu isimden cidden nefret ediyorum) ve kendisi babasının mirasını devralacak olan ilk oğul oluyor,ailesi de elmas işinde bu arada.Hem yasal hem yasadışı yollarla.Her neyse,Nila'nın bu olayların hiç birinden haberi yok,Vaughn adında bir ikizi var ve o da Nila kadar karanlıkta kalmış durumda.Ancak sevgili babaları herşeyin farkında ve o günde kadar kızını hiç bir şekilde tek bir erkekle beş dakika bile yalnız bırakmamış olan aynı baba son gün geldiğinde Jethro'yu kızına kendi elleriyle takdim ediyor.
   Kitap daha çok borcun ne olduğuyla ve ikilinin tanıştıkları günkü durumlarıyla alakalı.Nila'nın Jethro'yla tanısştığı andan adamın ailesine takdim edildiği zamana kadar olan toplamda ortalama 18 saatlik falan bir zaman dilimini anlatıyor.Her borç bir kitapta anlatılırken olaylar kitaplarda parça parça gelişiyor,ilk kitqp da bir nevi tanıtım niteliğnde.
   Yalnız şunu söylemeden geçemeyeceğim,ilk kitapta Jethro'dan resmen tiksindim,bir sayfa içinde kaç kez durup küfrettim,kaç kez durup 'bu nasıl esas oğlan,bir kadın nasıl dönüp böyle bir adama aşık olabilir?' diye yakındım,sayısını unuttum yani.Adam görüntüyü sonraki kitaplarda toparlıyor :D 
    Serinin anlatımını bu genel bakış açısıyla bırakır mıyım yoksa diğer kitapları da tek tek yorumlar mıyım bilmiyorum.Yorum yapmaktan ve görüşlerinizi bildirmekten çekinmeyin lütfen :)